SORUŞTURMA REHBERİ
1-PERSONEL DİSİPLİN SORUŞTURMASI 
17.04.2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7243  Sayılı Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile  2547 sayılı Kanunda bazı değişiklikler yapılmıştır. Yapılan bu değişiklikle yükseköğretim  kurumlarındaki öğretim elemanları, memur ve diğer personelin disiplin işleriyle ilgili olarak  53. Maddesinde esas ve usul yönünden yeniden düzenlenme yapılmıştır. Buna göre;
1 – Akademik personel; öğretim üyeleri (profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi),  öğretim görevlileri (araştırma görevlisi) hakkında yürütülecek disiplin soruşturmalarında,  2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 53. Maddesinde suçlar ve cezalar tek tek sayılmış olup,  soruşturmaların bu madde hükümleri,
2 – İdari personel; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan personel  hakkında yürütülecek disiplin soruşturmalarında, 657 sayılı Devlet Memuru Kanunun 125.  Maddesinde suçlar ve cezalar tek tek sayılmış olup, soruşturmaların bu madde hükümleri, 
3 – Yukarıda sayılanların dışında kalan ve iş sözleşmesiyle çalışan personelin disiplin  soruşturmalarının, 22.5.2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu ve iş sözleşmesi veya toplu iş  sözleşmesi hükümleri esas alınarak tamamlanması gerekmektedir.
1.) Soruşturmanın Açılması
Disiplin soruşturması soruşturma açmaya yetkili amir tarafından başlatılabilecek olup  bunlar Yükseköğretim Kanunu’nun 53. a. fıkrasında sayılmıştır. Disiplin amirlerinin  yardımcıları ancak disiplin amirinin görevinin başında bulunmadığı zamanlarda, vekaleten  görevlendirilmişlerse soruşturma açabilirler.
Disiplin amirleri, disiplin suçu işlediği şüphesi bulunan personel hakkında resen disiplin  soruşturması açabilir veya açtırabilir. Bölüm Başkanı, anabilim, anasanat, bilim veya sanat  dalları başkanları, merkez müdürleri, hukuk müşaviri, daire başkanları ve diğer birim amirleri  görev alanları ile ilgili disiplin soruşturma taleplerini en yakın disiplin amirine yaparlar.
Disiplin amiri sadece personelin savunmasını almak suretiyle disiplin cezası veremez.  Yerleşik yargı içtihatları, disiplin suçu işlediği öğrenilen personel hakkında mutlaka soruşturma  açılması gerektiğini, disiplin amirince sadece disiplin suçu işleyen personelin savunmasının  alınmasının usulüne uygun yapılmış bir soruşturma olmadığını kabul etmektedir.
Soyut iddialar içeren şikayetler ve basit şüpheye dayanan olaylarda soruşturma  açılmadan önce “ön inceleme” yapılabilir.
 
2.) Soruşturma Açmaya Yetkili Amirler
1
Disiplin soruşturması açma yetkisi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 53.  maddesinde disiplin amiri olarak sayılmış sıralı amirlere aittir. Üst disiplin amirlerinin yetkisi  alt kademedeki tüm personeli kapsadığından bir personel hakkında disiplin soruşturması  açmaya yetkili amirin sayısı birden çok olabilir. Fakat bir disiplin eylemi ile ilgili olarak birden  çok disiplin soruşturması yürütülemez. Üst disiplin amiri disiplin soruşturması açmışsa, alt  disiplin amiri aynı konuda soruşturma açamaz. Alt disiplin amirinin açtığı soruşturma ise daha  sonra açılsa dahi üst amirin aynı konuda açacağı soruşturma ile birleştirilir.
Anılan hükümlere göre disiplin amirleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı  Yükseköğretim üst kuruluşları ve   rektörün
Rektör Üniversitenin
Dekan Fakültenin
Enstitü Müdürü Enstitünün
Yüksekokul Müdürü Yüksekokulun
Konservatuvar Müdürü Konservatuvarın
Üniversite Genel Sekreteri Üniversite idari personelinin
Fakülte Sekreteri Fakülte idari personelinin
Enstitü Sekreteri Enstitü idari personelinin
Yüksekokul Sekreteri Yüksekokul idari personelinin
Konservatuvar Sekreteri Konservatuvar idari personelinin
 
 
3.) Soruşturma Açma Ve Ceza Verme Zamanaşımı Süreleri (53/C madde)
Disiplin suçu niteliğindeki fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin  işlendiğinin soruşturmaya yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması ve birden fazla  ücretten kesme cezalarında cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezasında altı ay  içinde disiplin soruşturmasına, 
başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz.
Ön inceleme neticesinde disiplin suçu oluşturan bir eylemin işlendiğinin öğrenilmesi  durumunda, zamanaşımı süresi ön inceleme raporunun makama sunulduğu tarihten itibaren  başlar.
Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl,  üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise  disiplin cezası verilemez. 
Bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya  tamamen yeniden yayımlanması hâlinde ikinci fıkrada belirtilen zamanaşımı süreleri yeniden  işlemeye başlar.
2
Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten  itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya  üç aydan daha az süre kalması hâlinde en geç üç ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak  yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.
Soruşturmacıların soruşturma onayının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren  makul bir süre içersinde soruşturmayı tamamlamaları gerekmekte olup, soruşturmanın  zamanaşımı süresi içerisinde tamamlanmaması halinde soruşturmacıların hukuki ve cezai  sorumlulukları doğabilecektir. Bu nedenle soruşturmalar en kısa sürede tamamlanmalı, bu  hususta disiplin amirleri tarafından soruşturmalar düzenli olarak takip edilerek soruşturmacılara  gerekli bildirim yapılmalıdır.
4.) Soruşturmacı Tayini
Disiplin amiri soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi soruşturmayı yapmak üzere birim  içerisinden soruşturmacı veya komisyon görevlendirebilir. Ancak zorunlu hallerde rektörlük  aracılığıyla diğer birimlerden soruşturmacı talep edilebilir. Ayrıca yerleşik yargı kararlarında,  soruşturmanın soruşturmacı tayin edilerek yaptırılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Soruşturmacının görev ve unvanı, soruşturulanın görev ve unvanının üstünde veya  onunla aynı düzeyde olmalıdır.Fiilin ast ile üst tarafından birlikte işlenmesi hâlinde soruşturma  usulü ve disiplin cezası verme yetkisi üste göre belirlenir.Soruşturulanın disiplin cezası  verilmesini gerektiren fiili işlediği ve disiplin soruşturmasının başlatıldığı tarihteki görev veya  unvanının farklı olması hâlinde disiplin soruşturması, üst görev veya unvanı esas alınarak  yürütülür. Disiplin amirinin belirlenmesi ve uygulanacak diğer disiplin hükümleri, görev  yapılan kurumun tabi olduğu mevzuata göre belirlenir. ( 53/A Madde)
5.) Soruşturma Onayı
Disiplin soruşturması, disiplin suçu işlendiğinin şikayetle, ihbarla ya da bizzat  öğrenilmesi durumunda disiplin amiri tarafından imzalanacak soruşturma onayı ile açılır. 
Fiili işleyenin emeklilik veya başka nedenlerle görevinin sona ermesi, hakkında  soruşturma açılmasına ve soruşturmanın devamına engel olmaz. Bu durumda soruşturma  sonunda verilen disiplin cezası, özlük dosyasında saklanır. Aylıktan veya ücretten kesme ve  kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezaları ilgilinin kamu  görevine dönmesi ya da bir vakıf yükseköğretim kurumunda göreve başlaması halinde  uygulanır. 
Soruşturma onayında kimin hakkında soruşturma açıldığı ismen ifade edilmeli, fail  bilinmiyorsa onayda soruşturmacıdan varsa failin belirlenmesi istenmeli ve soruşturma konusu fiilin nelerden ibaret olduğu açıkça belirtilmelidir. Onayda isnat edilen suçun 2547 sayılı  Kanunun (akademik personel yönünden) veya 657 sayılı kanunun ilgili maddesi (idari personel  yönünden) kapsamında değerlendirileceğinin ifade edilmemesi gerekir. Soruşturma onayının  bir sureti bilgi için Personel Daire Başkanlığına gönderilir.
6.) Soruşturmanın Yapılması
Soruşturmanın amacı, şüphelinin üzerine atılı disiplin suçunu işleyip işlemediğinin,  hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve süratle ortaya çıkarılmasıdır. Disiplin ve ceza  soruşturmasının birlikte yürütülmesi halinde her iki soruşturmaya ilişkin usullere de uyulur.
3
Soruşturma onayı gecikilmeksizin soruşturmacıya bildirilir. Soruşturma, görevlendirme  yazısının soruşturmacıya tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tamamlanır. Soruşturma bu süre  içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir, disiplin amiri  gerekçeyi değerlendirerek ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak karar verir. Ek süre 2 aylık  soruşturma süresinin ya da ek sürenin bitiminden itibaren başlar.
Soruşturmacı soruşturma konusuyla ilgili tanık dinleyebilir, bilirkişi incelemesi, keşif  yapabilir ve her türlü delili toplar, gerekirse istinabe yoluna ( ifadesine başvurulacak kişinin  Şanlıurfa dışında olması veya askerlik, tutukluluk gibi nedenlerle ifade vermeye gelemeyecek  durumda olması halinde ifadesinin, bağlı olduğu mülki ya da idari amir ya da tutukluk halinde  cezaevi savcısı tarafından alınmasının talep edilmesi ) da müracaat edebilir.
Soruşturma kapsamında kişilerle olan yazışmalar iadeli taahhütlü olarak yapılır. Evrakın  elden verilmesi halinde tarih de belirtilerek tebliğe ilişkin imzalı belge alınır ve dosyada  muhafaza edilir. Diğer hususlarda 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.
Her soruşturma işlemi bir tutanakla tespit edilir. Tutanak, işlemin nerede ve ne zaman  yapıldığı, işlemin mahiyeti, kimlerin katıldığı, ifade alınmış ise soruları ve cevapları belirtecek  şekilde düzenlenir. Tutanak soruşturmacı, katip, ifade sahibi veya belge sorumluları ile keşif  yapılmışsa hazır bulunanlar tarafından imzalanır. 
İfadenin istinabe suretiyle alınması halinde istinabe talimatında, ifade sahibinin hüviyeti, adresi ve benzeri bilgiler ile sorulacak sorular ayrıntılı olarak belirtilir. İfadesi alınacak  kişi şahit ise yemin ettirilmesi ve yaptırılacak yemin şekli de yazılır. 
Soruşturmacının görevlendirme kapsamında talep ettiği bilgi ve belgeler gecikmeksizin  kendisine verilir.
Soruşturulana, iddialar hakkında savunma imkânı tanınmadan disiplin cezası verilemez.  Buna göre soruşturmacı, savunmaya davet yazısınısoruşturulana tebliğ ederek soruşturulananın  savunmasını almalıdır. Savunmaya davet yazısında disiplin soruşturması açılan ve savunma  istenen fiilin neden ibaret bulunduğu ile belirtilen tarihte savunmasını yapmadığı takdirde  savunmadan vazgeçmiş sayılacağı ihtarı açıkça belirtilmelidir. Savunmaya davet yazısının  şoruşturulana tebliğ edildiği tarih ile savunmasının alınacağı tarih arasındaki süre yedi (7)  günden az olmamalıdır. Sürelerin hesabında davet yazısının tebliğ edildiği gün hesaba katılmaz.
Savunma alınmadan ya da usulsüz savunma alınarak verilen disiplin cezaları, savunma  hakkının kısıtlanması nedeniyle, usul yönünden hukuka aykırı olacaktır. 
Soruşturulanın ve varsa şikayetçinin ifadesi ya da savunması alınırken yemin  ettirilmemelidir. İfade sahibi, şayet isterse vekaletnamesi olmak şartıyla ifade sırasında yanında  avukat bulundurabilir. Bu taktirde ifade tutanağının avukat tarafından da imzalanması  gerekmektedir. Soruşturma gizli olup ifade sırasında, soruşturmacı ya da soruşturma  komisyonu üyeleri, katip, ifade sahibi ve varsa vekili dışında kimse bulunamaz.
Bir fiilden dolayı soruşturulan hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması yapılıyor  olması, aynı fiilden dolayı disiplin soruşturması yapılmasına, ceza verilmesine ve bu cezanın  yerine getirilmesine engel değildir. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele  yapılabilir. Bu durumda disiplin soruşturmasına ilişkin zamanaşımı süreleri durur. Yine bir  fiilin diğer kanunlar uyarınca idari yaptırıma bağlanmış olması, aynı fiile bu Kanun kapsamında  disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.
4
Soruşturma devam etmekte iken onayda belirtilen kişi ve fiillerden başka sorumlu ya da  fiillerin varlığının tespiti halinde, bu kişi ya da fiillerin de soruşturmaya dahil edilmesi  soruşturmayı açan makamdan istenir. Bu durumda soruşturmayı açan makam, konuyu  değerlendirerek bu fiil ya da kişilerin de soruşturmaya dahil edildiğine ilişkin ek bir onay alarak  soruşturmacıya bildirir ya da gerek görürse bu fiil ve kişiler hakkında yeni bir soruşturma  açabilir.
Soruşturmayı açan makam, soruşturmacı tarafından bildirilen kişi hakkında soruşturma  açmaya yetkili olmadığı takdirde durumu ivedilikle Rektörlük Makamına bildirmelidir.
7.) Soruşturma Raporunun Düzenlenmesi ve Teslimi
Soruşturma sona erdiğinde bir soruşturma raporu düzenlenir. Raporda soruşturma onayı,  soruşturmaya başlama tarihi, soruşturulanın kimliği, resmi sıfatı, suç konuları, soruşturmanın  safhaları, deliller ve alınan savunma özetlenir. Her suç maddesi ayrı ayrı tahlil edilerek, delillere  göre suçun sabit olup olmadığı tartışılır, suç sabitse uygulanacak ceza teklif edilir, dosya  kapsamındaki tüm belge asılları (özellikle çağrı yazıları ve tebellüğ belgeleri) veya aslı yoksa  suretleri bir dizi pusulasına bağlanarak rapora eklenir ve gecikmeden (soruşturma raporu 2  nüsha, ekler tek nüsha olarak) soruşturmayı açan makama teslim edilir. Dizi pusulasının altında  teslim eden ve alanın imzaları bulunur.
Soruşturma raporunda bulunması gereken hususlar:
a. Soruşturma onayı,
b. Soruşturmaya başlama tarihi,
c. Soruşturulanın kimliği, resmi sıfatı,
ç. Suç konuları,
d. Soruşturmanın safhaları,
e. Delillerin özeti,
f. İfadelerin özeti,
g. Delillerin değerlendirilmesi, (Her suç maddesi ayrı ayrı tahlil edilerek delillere göre  suçun sabit olup olmadığı tartışılır)
ğ. Sonuç 
Soruşturma raporunun sonuç kısmında; gerekçeleriyle birlikte şüphelinin üzerine atılı  fiili işleyip işlemediği, suçlu ise fiilin akademik personel yönünden 2547 sayılı Yükseköğretim  Kanunun 53. maddesinin hangi bentleri kapsamında suç sayıldığı, idari personel yönünden ise  657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesinin hangi bentleri kapsamında suç sayıldığı  açıkça belirtilmeli ve ceza önerilmelidir.
8.) Şüphelinin Son Savunmasının Alınması
Soruşturmacının dosyayı teslim etmesinden sonra, disiplin cezası vermeye yetkili  makamlar gerek görürse, isnat edilen fiil ve soruşturma raporunda önerilen disiplin cezasını da  belirtmek suretiyle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 53/A maddesinin 2. fıkrasının  çerçevesinde (a) ve (b) bentlerindeki usule göre tekrar savunma isteyebilir.
Savunmaya davet yazısında şüpheliye, hakkında disiplin cezası açılan fiilin neden ibaret  bulunduğu, teklif edilen disiplin cezası ve savunmasını verilen sürede yapmaması halinde  savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı bildirilir.
5
Ayrıca hakkında üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden  çıkarma cezası istenenler soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda  sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.
9.) Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Amirler ve Kurullar
Yukarıda açıklandığı üzere disiplin soruşturması açma yetkisi sıralı disiplin amirlerine  aittir. Bununla birlikte soruşturmayı açan amir, her durumda ceza verme yetkisine sahip  değildir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 53/Ç maddesi hükmü uyarınca disiplin suçunun  ve şüphelinin niteliğine göre disiplin cezası verme yetkisi farklı amir ve kurullara verilmiştir.  Disiplin cezası verme yetkisi devredilemez.Yetkiye ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin  olduğundan, yetki kurallarına uyulmaksızın -yetkisiz bir makam tarafından- tesis edilen idari  işlemler, yetki yönünden hukuka aykırı olur. Bu itibarla disiplin amirinin ya da disiplin  kurullarının yetkileri dışında kalan bir disiplin cezası vermeleri işlemi sakatlar.
Yerleşik yargı kararları disiplin cezası verme yetkisinin bağlı yetki olduğunu kabul  etmektedir. Bu nedenle yasal düzenlemede ceza verme yetkisi tanınan amir ya da kurulun bu  yetkisini bir üst amir ya da kurula devretmesi mümkün değildir.
a-Uyarma ve kınama cezaları sıralı disiplin amirleri tarafından verilir.
b- Aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden  fazla ücretten kesme cezaları görevlinin bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı ile  verilir.
c- Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları  atamaya yetkili amirin teklifi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir.
d- Rektörler, bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri ve dekanlar hakkında  aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten  kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları Yüksek  Disiplin Kurulu kararıyla verilir.
e- (İptal cümle:Anayasa Mahkemesinin 10.04.2019 tarih ve 2017/33 Esas, 2019/20  Karar) Bu kapsamda yapılan soruşturmalar sonucunda verilecek cezalar Yüksek Disiplin  Kurulunca verilir.
Disiplin cezası vermeye yetkili makamlar, soruşturmada eksiklik olduğunun tespiti  halinde eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyayı iade edebilir, soruşturmacı tarafından  önerilen disiplin cezasını aynen verebilir, hafifletebilir veya reddedebilir. Teklif edilen cezanın  reddedilmesi halinde ilgili disiplin amiri ya da kurulu tarafından ret gerekçesine uygun olarak  en geç üç ay içerisinde yeni işlem tesis edilebilir.
Disiplin Kurulları:
Yüksek Disiplin Kurulu Yükseköğretim Genel Kurulu
Üniversitelerarası Kurul personeli  için 
disiplin kurulu
Genel Sekreterin başkanlığında  Genel 
Sekreter Yardımcısı ve Hukuk 
Müşavirinden oluşan kurul
Üniversite Disiplin Kurulu Üniversite Yönetim Kurulu
 
 
6
Rektörlüğe bağlı birimlerdeki disiplin  Kurulu(akademik personel ve daire  başkanı kadrosunun dengi ve üst 
kadrolarda bulunanlar için )
Rektör yardımcısı başkanlığında 
üniversite yönetim kurulunca her 
takvim yılı başında belirlenen 
profesör unvanlı dört öğretim 
üyesinden oluşan kurul
Rektörlüğe bağlı birimlerdeki disiplin  Kurulu( memurlar için) Genel Sekreterin başkanlığında, 
Hukuk Müşaviri ile Personel Dairesi  Başkanından oluşan kurul.
Yükseköğretim Kurulu personeli için  disiplin kurulu Genel Sekreterin başkanlığında, I. 
Hukuk Müşaviri ile Personel, Strateji  Geliştirme, İdari ve Mali İşler Daire  Başkanlarından oluşan kurul
Fakülte Disiplin Kurulu Fakülte Yönetim Kurulu
Enstitü Disiplin Kurulu Enstitü Yönetim Kurulu
Yüksekokul Disiplin Kurulu Yüksekokul Yönetim Kurulu
Konservatuvar Disiplin Kurulu Konservatuvar Yönetim Kurulu
 
 
Üniversite disiplin kurulu rektör dışındaki üniversite yönetim kurulu üyelerinden oluşur;  kurula akademik olarak en kıdemli profesör üye başkanlık eder. Üniversite bağlı birimlerinin  yönetim kurulları aynı zamanda disiplin kurulu olarak görev yapar. Bu birimlerin disiplin  kurullarında dekan veya müdür yer alamaz. Bu durumda ilgili disiplin kuruluna kurul  üyelerinden en yüksek unvanlı öğretim üyesi, en yüksek unvanlı öğretim üyesinin birden fazla  olması halinde en kıdemli üye, öğretim üyesi bulunmaması halinde en kıdemli öğretim görevlisi  başkanlık eder. 
Yüksek disiplin kurulu hariç disiplin kurullarında profesörlerle ilgili hususların  görüşülmesinde doçent ve doktor öğretim üyesi, doçentlerle ilgili hususların görüşülmesinde  doktor öğretim üyesi ve kendileri ile ilgili hususların görüşülmesinde ilgili üyeler görüşmelere  katılamazlar. 
Herhangi bir sebeple disiplin kurullarının teşekkül edememesi halinde eksik üyelikler  eşdeğer unvana sahip öğretim üyeleri arasından senato tarafından belirlenen üyelerce  tamamlanır.
Soruşturmada görev alanlar disiplin kurullarındaki oylamalara, disiplin kurulunda görev  alanlar ile disiplin cezası verenler bu cezalara itirazların görüşüldüğü kurullardaki oylamalara  katılamazlar.Yerleşik yargı kararları gereğince şüpheli ya da şikayetçiler de Disiplin Kurulu üyesi olmaları halinde toplantıya katılarak oy kullanmamalıdır. 
Disiplin kurulları gerekli gördüğü takdirde ilgilinin özlük dosyasını ve her türlü evrakı  incelemeye, ilgili yerlerden bilgi almaya, her türlü incelemeyi yaptırmaya, yeminli tanık ve  bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidir.
Disiplin cezası vermeye yetkili makamlar, soruşturmada eksiklik olduğunun tespiti  halinde eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyayı iade edebilir, soruşturmacı tarafından  önerilen disiplin cezasını aynen verebilir, hafifletebilir veya reddedebilir. Teklif edilen cezanın  reddedilmesi halinde ilgili disiplin amiri ya da kurulu tarafından ret gerekçesine uygun olarak  en geç üç ay içerisinde yeni işlem tesis edilebilir.
7
Disiplin kurullarının toplantı ve karar yeter sayılarına ilişkin kanunda bir hüküm  bulunmamakla birlikte akademik kurulların toplanması ve karar almasına ilişkin yeter  sayılarının kıyasen uygulanabilecek olup bu çerçevede disiplin kurulları, üye tam sayısının  yarıdan fazlası ile toplanır, kararlar toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır.
Ayrıca şüphelinin sendika üyesi olması halinde Kamu Görevlilerinin Geneline ve  Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 yıllarını kapsayan 2.  Dönem Toplu Sözleşmenin 19. maddesi uyarınca sendika temsilcisi de yetkili disiplin  kurulunun konuyla ilgili oturumuna davet edilmelidir. Sendika temsilcisi şüpheli tarafından  verilmiş yetki belgesini sunmak şartıyla dosyadan suret alabilir ve konu ile ilgili oturuma  katılabilir. Ancak bu hususun sendikaya gönderilen davet yazısında belirtilmesi gerekir. 
10.) Disiplin Cezası Verilirken Dikkat Edilecek Hususlar
Aynı fiile birden fazla disiplin cezası verilemez. Ancak şüphelinin eylemi birden çok  disiplin suçu teşkil etmesi halinde, birden çok disiplin cezası değil, en ağır olan ceza ile  cezalandırılması gerekir. Ancak farklı fiiller nedeniyle tek bir soruşturma açılmışsa her fiil ayrı  ayrı değerlendirilir.
Şüphelinin geçmişi ve sicil durumu ceza kararına etki eder. 2547 sayılı Yükseköğretim  Kanunun 53/Ç maddesinin 3.fıkrasına göre geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu  olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı  uygulanabilir. Ancak yerleşik Danıştay kararlarıyla iyi hali bulunan şüphelilere bir derece hafif  ceza uygulanması gerektiği, koşulları oluşmasına rağmen gerekçesiz olarak bir alt ceza  verilmemesinin ceza verilme işlemini sakatlayacağı kabul edilmektedir. Bu durumdaki  görevlilere, bir alt cezanın uygulanması ya da uygulanmayacak ise gerekçesinin kararda  açıklanması zorunludur.
Bir alt ceza uygulama yetkisi asıl disiplin cezasını vermeye yetkili amir veya kurula aittir.
Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiilin, cezaların özlük dosyasından  çıkarılmasına ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Tekerrüre esas  alınacak cezanın, süresi içerisinde itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi suretiyle  kesinleşmiş olması gerekir. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiiller nedeniyle verilen  disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Kanunla affedilmiş  disiplin cezaları ile tekerrür nedeniyle verilen bir derece ağır cezalar tekerrüre esas alınmaz. 
Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasına bir üst  ceza uygulanması gereken hallerde üst ceza kamu görevinden çıkarma cezasıdır. Kamu  görevinden çıkarma cezasına bir alt ceza uygulanması gereken hallerde ise alt ceza kademe  ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasıdır.
Soruşturma konusu fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesinde ve  buna ek olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 53. maddesinde sayılan ve disiplin cezası  verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında yer almaması halinde, bu fiillerin nitelik ve  ağırlıkları itibarıyla benzer fiilleri işleyenlere de hangi disiplin fiiline benzediği belirtilerek aynı  türden disiplin cezaları verilir.
Şüphelinin disiplin suçunu işlediği sıradaki pozisyonuna göre karar tesis edilir. Suç sırasında bağlı olunan kurumun ceza verme yetkisi, daha sonra statü ve pozisyon değişikliği ya
8
da ayrılma nedeniyle düşmez. Örneğin şüphelinin dekanlık görevi sırasında işlediği suçtan  kaynaklanan disiplin soruşturmasının, dekanlık görevinden ayrılmasından sonra açılmış olsa  dahi, dekanlar için öngörülen usule uygun olarak yürütülmesi gerekir. Soruşturma sırasında  istifa ve emeklilik de soruşturmanın tamamlanmasını ve ceza verilmesini engellemez. Bu  durumda soruşturma sonunda verilen disiplin cezası, özlük dosyasında saklanır. Aylıktan veya  ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezaları  ilgilinin kamu görevine dönmesi ya da bir vakıf yükseköğretim kurumunda göreve başlaması  halinde uygulanır. 
11.) Kararların İlgiliye Tebliği, Uygulama ve İtiraz 
Ceza vermeye yetkili makamlarca verilen cezalar ilgiliye iadeli-taahhütlü posta yoluyla ya da imza karşılığı elden tebliğ edilir. Elden tebligat ceza vermeye yetkili makam tarafından  bizzat yapılmaması durumunda, kapalı zarf içinde ve gizliliğe riayet edilerek, imza karşılığı  tebliğ edilir. Disiplin cezasının tebliğine ilişkin yazıda itiraz usul ve süresi açıkça belirtilir. 
Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. aylıktan veya ücretten kesme cezası ile kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla  ücretten kesme cezası ise cezanın verildiği tarihi izleyen aybaşında uygulanır. Ceza vermeye  yetkili makam tarafından hangi oranda aylıktan kesme uygulanacağı kararda belirtilmelidir.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını alan öğretim elemanı, yönetici, memur ve  diğer personelin bulunduğu derece ve kademedeki ilerlemesi ceza süresi kadar durdurulur. Personelin bulunduğu maaş derece ve kademesi itibariyle hakkında kademe ilerlemesinin  durdurulması cezasının uygulanmasının mümkün olmadığı hallerde, fiilin ağırlık derecesine  göre brüt aylıklarının ¼’ü -1/2’si kesilir ve tekerrürü halinde ise ilgili disiplin kurulu tarafından  kamu görevinden çıkarma cezası verilir. Ceza vermeye yetkili kurul tarafından kaç yıl süreyle  kademe ilerlemesinin durdurulacağı ya da hangi oranda aylıktan kesme uygulanacağı kararda  belirtilmelidir.
Verilen disiplin cezaları Personel Dairesi Başkanlığına, üst disiplin amirine, üniversite  öğretim mesleğinden çıkarma cezası tüm yükseköğretim kurumlarına, kamu görevinden  çıkarma cezası ise ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz ilgilinin  görevli olduğu birimin disiplin kuruluna, rektör tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına  karşı üniversite disiplin kuruluna, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri  için Yüksek Disiplin Kuruluna yapılabilir. Cezayı veren disiplin amiri disiplin kurullarına  katılamaz. Bu halde ilgili disiplin kuruluna, üyelerden en yüksek unvanlı öğretim üyesi, en  yüksek unvanlı öğretim üyesinin birden fazla olması halinde en kıdemli üye, öğretim üyesi  bulunmaması halinde en kıdemli öğretim görevlisi başkanlık eder. Kişinin itirazının  görüşüleceği toplantıya soruşturmacı, şüpheli ve şikayetçi de katılamaz.
Aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla  ücretten kesme cezasına karşı itiraz ilgilinin görevli olduğu üniversite disiplin kuruluna,  yükseköğretim üst kuruluşlarında görev yapan personel için Yüksek Disiplin Kuruluna  yapılabilir.
Disiplin cezalarına karşı itiraz süresi, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren 7 gündür.  Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
9
İtiraz mercileri, itiraz tarihinden itibaren altmış gün içinde karar verir. İtiraz mercileri  itirazı kabul ya da reddedebilir. İtirazın kabul edilmesi halinde ceza tüm sonuçlarıyla ortadan  kalkar, ancak ilgili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından kabul gerekçesine uygun  olarak en geç üç ay içerisinde yeni bir işlem tesis edilebilir.
Disiplin kurullarının toplantı ve karar yeter sayılarına ilişkin kanunda bir hüküm  bulunmamakla birlikte akademik kurulların toplanması ve karar almasına ilişkin yeter  sayılarının kıyasen uygulanabilecek olup bu çerçevede disiplin kurulları, üye tam sayısının  yarıdan fazlası ile toplanır, kararlar toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır. 
Kaldırılan cezalar özlük dosyasından çıkarılır. Disiplin cezalarının tümüne karşı yargı  yolu açıktır.
12.) Görevden Uzaklaştırma 
Görevden uzaklaştırma, Devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarında yürütülen kamu  hizmetinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen üst kuruluşlar ile  yükseköğretim kurumu yöneticileri, öğretim elemanları, memurlar ve diğer personel hakkında  alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri disiplin veya ceza soruşturmasının  herhangi bir safhasında üç ay süreyle alınabilir. Soruşturmayı yürütenler görevden  uzaklaştırmayı teklif edebilirler. Bu sürenin bitiminde tedbir kararının alınmasına ilişkin  sebeplerin devam etmesi halinde tedbir her defasında üç ay uzatılabilir.
Görevden uzaklaştırmaya Yükseköğretim Üst Kuruluş Başkanları ile Devlet  yükseköğretim kurumlarında atamaya yetkili amirler, vakıf yükseköğretim kurumlarında  rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokullarında müdürler yetkilidir. 
Rektörlerin, bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin ve dekanların görevden  uzaklaştırılması kararı disiplin amirinin teklifi üzerine Yükseköğretim Genel Kurulu tarafından  verilir. Görevden uzaklaştırma kararları atamaya yetkili amirlere bildirilir.
Görevden uzaklaştırma kararı soruşturma açılmadan önce verilmiş ise 10 iş günü içinde  soruşturmaya başlanılmalıdır. Görevden uzaklaştırma işleminden sonra süresi içinde  soruşturmaya başlamayan, görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasının zorunlu olduğu  durumlarda bu tedbiri kaldırmayan veya görevden uzaklaştırma işlemini keyfi olarak veya  garaz ya da kini dolayısı ile yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan yetkililer, hukuki,  mali ve cezai sorumluluğa tabidirler.
Görevden uzaklaştırılanlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu kişiler kanunların öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.
Soruşturma sonunda kamu görevinden çıkarma cezası önerilmesi hali dışında görevden  uzaklaştırma tedbiri derhal kaldırılır. Tedbirin kaldırılması kararı, Rektörler hakkında  Yükseköğretim Genel Kurulu, diğer personel için ise atamaya yetkili amir tarafından verilir.  Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerince verilen uzaklaştırma kararları ise Yükseköğretim  Kurulu Başkanlığınca kaldırılır. Soruşturmaya konu olan fiiller, hizmetin devamına engel  olmadığı hallerde uzaklaştırma kararı her zaman kaldırılabilir.
Soruşturma sonunda kamu görevinden çıkarma cezası önerilmesi hali dışında görevden  uzaklaştırma tedbiri, bu tedbiri alan yetkililerce derhal kaldırılır.
10
Görevden uzaklaştırma tedbiri alınmakla beraber, soruşturma sonunda yetkili makam  veya mercilerce hakkında kamu görevinden çıkarılmadan başka bir disiplin cezası verilenler ve  ceza kararından evvel haklarındaki disiplin kovuşturması af ile kaldırılanlar, bu kararların  kesinleşmesi üzerine veya tedbir süresinin dolması hâlinde derhal göreve iade edilirler.
Kişinin görevi başında kalmasının, soruşturmanın devamına engel olmadığı hallerde  görevden uzaklaştırma tedbiri süresi dolmadan da kaldırılabilir.
Göreve tekrar başlatılmanın zorunlu olduğu durumlarda, bunların aylıklarının veya  ücretlerinin kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve Devlet yükseköğretim kurumlarında  çalışanlar bakımından görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde  ve bu sürenin dereceye yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye  yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak ve akademik yükselme için  gerekli bekleme süresinden sayılmak suretiyle değerlendirilir.
13.) Özlük Dosyasından Çıkarılma
Disiplin cezaları ilgililerin özlük dosyalarında saklanır. Uyarma ve kınama cezalarının  uygulanmasından itibaren beş yıl, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin  durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarının uygulanmasından itibaren on yıl  sonra atamaya yetkili amire başvurularak verilmiş olan cezaların özlük dosyasından silinmesi  talep edilebilir. İlgilinin, bu süreler içerisindeki davranışları, isteğini haklı kılacak nitelikte  görülürse, talep yerine getirilir.Disiplin cezaları özlük dosyasına işlenir. Ceza alan, uyarma ve  kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra  atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezaların özlük dosyasından silinmesini  isteyebilir. 
Af yasalarıyla, zaman zaman memurlar ve diğer kamu görevlilerine kanun, tüzük ve  yönetmelikler gereğince verilen bazı disiplin cezaları tüm sonuçları ile affedilmekte ve  dosyasından çıkarılmaktadır. Ancak Danıştay "disiplin cezaları sonucunda kurumla ilişiği  kesilenlerden bu cezaları 4455 sayılı Af Kanunu kapsamına girenlerin göreve dönme  istemlerinin idarelerce kabul zorunluluğu bulunmadığı, bu yoldaki başvuruların açıktan  atanma talebi olarak değerlendirilmesi gerekeceği" sonucuna ulaşmıştır.
14.) Diğer Hususlar
Genel sekreter, rektörlük ve genel sekreterlik tarafından, fakülte, yüksekokul, enstitü ve  konservatuar sekreterleri ise dekanlık-müdürlük ve sekreterlik tarafından açılan  soruşturmaların kaydedildiği bir defter tutulmasından sorumludur. Açılan disiplin soruşturması  sayfa numaraları önceden konmuş ve sonuna sayfa sayısı kaydedilmiş bu defterin ayrı  sayfalarına yazılır. Bu deftere soruşturmanın bütün safahatı işlenir. 
Kişilerle olan yazışmalar iadeli taahhütlü olarak yapılır. Evrakın elden verilmesi halinde  alınacak imzalı belge dosyada muhafaza edilir. Diğer hususlarda 7201 sayılı Tebligat Kanunu  hükümleri uygulanır.
2- PERSONEL CEZA SORUŞTURMASI 
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca yükseköğretim üst  kuruluşları ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim  elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi
11
memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen  suçlar nedeniyle haklarında Savcılıklarca doğrudan soruşturma açılması mümkün değildir.  2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53/c maddesinde düzenlenen hükümlere göre  Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin,  kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet  Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada  işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme  sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması  hâlinde haklarında son soruşturmanın açılıp açılmamasına (şüphelinin görev unvanına göre)  anılan Kanun maddesinde düzenlenmiş olan kurullarca karar verilir.
Ayrıca Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve rektörler hakkında 19/4/1990 tarihli ve 3628  sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamına  giren suçlarından dolayı yapılacak ceza soruşturmasında yine yukarıda belirtilen ceza  kovuşturması usulü tatbik edilir. 3628 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı kanuni  kovuşturma için gereken izin, Yükseköğretim Kurulu üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme  Kurulu Başkan ve üyeleri ve bu kuruluşların memurları (Üniversitelerarası Kurul memurları  dahil) hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanından, üniversite yöneticileri ve öğretim  elemanları ile memurlar hakkında üniversite rektörlerinden alınır.
1.) Soruşturmaya Yetkili Amirler ve Soruşturmanın Açılması 
2547 sayılı Kanun’un 53. maddesindeki düzenlemeye göre, soruşturma açmaya yetkili  amir, Yükseköğretim Kurulu Başkanı veya diğer disiplin amirleridir.
Soruşturmaya yetkili makam, Yükseköğretim kurumunda çalışan personelin, görevi  sırasında veya görevinden doğan bir suç işlediğini, ihbar, şikayet, basın yayın yolu ile veya  doğrudan doğruya suça şahit olarak öğrenmesi durumunda, 2547 sayılı Kanun’un 53/c-1  maddesine göre personel hakkında ceza soruşturması başlatır. Yetkili amir soruşturmayı bir  soruşturmacı vasıtası ile yaptırır. Soruşturma disiplin amiri tarafından imzalanacak soruşturma  onayı ile başlatılır. Soruşturma onayının bir sureti bilgi için Personel Daire Başkanlığına  gönderilir.
Soruşturma onayında kimin hakkında soruşturma açıldığı ismen ifade edilmeli, fail  bilinmiyorsa onayda soruşturmacıdan varsa failin belirlenmesi istenmeli ve soruşturma konusu  fiilin nelerden ibaret olduğu açıkça belirtilmelidir. Onayda isnat edilen suçun Türk Ceza  Kanunun hangi maddesi kapsamında değerlendirileceğinin ifade edilmemesi gerekir. 
2.)Soruşturmacıların Nitelikleri 
Soruşturmacının görev ve derecesi ya da akademik unvanı, soruşturması yapılan  memurun görev ve derecesinden ya da akademik personelin unvanından daha yüksek ya da aynı  düzeyde olmalıdır.Yöneticiler ve idari personel hakkındaki soruşturmalarda da unvan eşitliği  aranır. Değişik statüdeki personelin birlikte suç işlemesi halinde ast, üst hakkındaki soruşturma  usulüne tabidir.
3.)Soruşturmanın Yapılması
12
Soruşturma onayı ile görevlendirilen soruşturmacı, soruşturma emrini incelemek  suretiyle hangi konu ve konularda, kim veya kimler hakkında soruşturma yapılması istendiğini  tespit eder. Soruşturma onayı ekinde yer alan şikayet dilekçeleri, ihbar yazıları ve varsa diğer  kayıt ve belgeler dikkatle incelenerek iddialarla ilgili gerekli bilgi ve belgeleri ilgili makam ve  kişilerden temin ederek dosyada toplar. Gerekli gördüğü takdirde keşif yapar, bilirkişi  incelenmesi isteyebilir ve ihtiyaç duyduğu tüm delilleri toplayabilir. Disiplin ve ceza  soruşturmasının birlikte yürütülmesi halinde her iki soruşturmaya ilişkin usullere de uyulur.  Soruşturmacının görevleri aşağıdaki gibidir:
a- Şikayetçinin İfadeye Çağırılması ve İfadesinin Alınması: Şikayetçi, soruşturmaya  konu olayı içeren davet yazısı ile önceden belirlenmiş gün, saat ve yerde ifade vermek üzere  davet edilir. Davet yazısı müştekiye iadeli taahhütlü mektupla ya da elden tebliğ edilir ve tebliğe  ilişkin belge soruşturma dosyasına konulur. Şikayetçiye varsa şikayet dilekçesindeki imzanın  kendisine ait olup olmadığı sorularak, ifadesinin alınmasına başlanır. Şikayetçinin,  soruşturmacı ve bir zabıt katibi eşliğinde kimlik bilgileri ile tüm şikayetleri dinlenerek zapta  geçirilir. Hazırlanan tutanağın altı soruşturmacı, şikayetçi ve zabıt katibince imzalanır. İki  nüsha olarak hazırlanmış olan tutanağın bir örneği talebi halinde müştekiye verilir ve  soruşturmacıda kalan nüshası üzerine, diğer nüshayı elden aldığına ilişkin imzası alınır.  Müştekinin ifadesi, şüpheli ve tanıkların ifadesinden önce alınır. İfadesi alınırken şikayetçiye  yemin teklif edilmez.
Müşteki dilerse ifadesini yazılı olarak sunabilir ancak huzurda veya istinabe suretiyle  kimlik tespiti yapılmalı, tutanağa ifadesini yazılı vermek istediği hususu yazılarak, belli bir süre  verilmeli, tutanakta bu süreyi müştekinin de onayladığı belirtilmelidir.
b- Şüphelilerin İfadeye Çağırılması ve İfadesinin Alınması: Şüpheli, soruşturmaya  konu olayı ve dolayısıyla ne ile suçlandığını tam olarak görebileceği şekilde hazırlanmış davet  yazısı ile önceden belirlenmiş gün, saat ve yerde olaya ilişkin savunmasını yapmak üzere davet  edilir. Davet yazısı şüpheliye iadeli taahhütlü mektupla ya da elden tebliğ ettirilir ve tebliğe  ilişkin belge soruşturma dosyası kapsamına alınır. Davet yazısında, savunmasını yapması  sırasında dilerse yanında bir avukat bulundurabileceği hususu ile ifade vermek üzere gelmemesi  halinde zorla getirileceği ihtarı yer alır. Şüpheliye, talep etmesi halinde savunmasını hazırlayabilmesi amacıyla makul bir süre verilir. Ancak disiplin ve ceza soruşturmasının  birlikte yürütülmesi halinde disiplin soruşturmalarındaki usule de uyulması zorunludur.  Sürelerin hesabında davet yazısının tebliğ edildiği gün hesaba katılmaz. Şüphelinin,  soruşturmacı ve bir zabıt katibi eşliğinde kimlik bilgileri ile tüm savunmaları dinlenerek zapta  geçirilir. Hazırlanan tutanak soruşturmacı, şüpheli, varsa avukatı ve zabıt katibince imzalanır. 
Şüpheli dilerse ifadesini yazılı olarak sunabilir ancak huzurda veya istinabe suretiyle  kimlik tespiti yapılmalı, tutanağa şüphelinin savunmasını yazılı olarak vermek istediği hususu  yazılarak, savunması için belli bir süre verilmeli, tutanakta bu süreyi şüphelinin de onayladığı  belirtilmelidir. İki nüsha olarak hazırlanmış olan tutanağın bir örneği talebi halinde şüpheliye  verilir ve soruşturmacıda kalan nüshası üzerine, diğer nüshayı elden aldığına ilişkin imzası  alınır. Savunmasının alınması öncesinde veya sonrasında şüpheliye, doğru söylediğine ilişkin  kesinlikle yemin teklif edilmez. 
c- Tanıkların İfadeye Çağırılması ve İfadesinin Alınması: Tanık, soruşturmaya konu  olayı içeren davet yazısı ile önceden belirlenmiş gün, saat ve yerde olaya ilişkin bilgi vermek  üzere davet edilir. Davet yazısı tanığa iadeli taahhütlü mektupla ya da elden tebliğ ettirilerek  tebliğe ilişkin belge soruşturma dosyasına eklenir. Tanığın kimlik bilgileri zapta geçirildikten  sonra, olaya ilişkin bildikleri hakkında doğruyu söyleyeceği hususunda yemin ettirilir. Tanığın
13
yemin etmekten imtina etmesi durumunda bu husus tutanağa geçirilir. İki nüsha hazırlanan olan  tutanağın bir örneği talebi halinde tanığa verilir ve soruşturmacıda kalan nüshası üzerine, diğer  nüshayı elden aldığına ilişkin imzası alınır. Tanığın ifade vermeye gelmemesi halinde zorla  getirilmesini temin etmek üzere konu Rektörlük Makamına bildirilir.
Tanık dilerse ifadesini yazılı olarak sunabilir ancak huzurda veya istinabe ( ifadesine  başvurulacak kişinin Şanlıurfa dışında olması veya askerlik, tutukluluk gibi nedenlerle ifade  vermeye gelemeyecek durumda olması halinde ifadesinin, bağlı olduğu mülki ya da idari amir  ya da tutukluk halinde cezaevi savcısı tarafından alınmasının talep edilmesi ) suretiyle kimlik  tespiti yapılmalı, yazılı beyanının doğruluğuna ilişkin usulüne uygun yemin ettirilmeli, tutanağa  ifadesini yazılı vermek istediği hususu yazılarak, belli bir süre verilmeli, tutanakta bu süreyi  tanığın da onayladığı belirtilmelidir.
d- Diğer Delillerin Toplanması: Soruşturmacı, soruşturma konusu olayı açıklığa kavuşturmak için ifadeler dışında ihtiyaç duyduğu tüm bilgi ve belgeleri toplamak zorunda  olup, yasal sınırlamalar dışında her türlü yetkiye de sahiptir. İhtiyaç duyduğunda keşif yapabilir,  bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Esasen 2547 sayılı Kanun’da yer alan özel hüküm nedeniyle  soruşturmacı, soruşturma kapsamında Cumhuriyet Savcısının sahip olduğu tüm yetkilere sahip  ise de uygulamada bu durum pek çok kişi ve kuruluş tarafından bilinmediğinden  soruşturmacılar zorluk yaşamaktadırlar. Bu konuda açısından kurum dışı keşif ve bilirkişi  incelemesi yapılması gerektiğinde işlemlerin Rektörlük Makamı aracılığıyla yürütülmesi  kolaylık sağlamaktadır.
Soruşturmacı dosyada bilirkişi incelemesi ya da keşfe ihtiyaç olup olmadığına dosya  kapsamında kendisi karar verecektir. Ancak özellikle de tıbbi hatadan kaynaklanan  soruşturmalarda Üniversitemiz dışından bilirkişi incelemesi yaptırılması Danıştay kararları  çerçevesinde bir zorunluluktur. Bu konuda Rektörlüğe gönderilen talep yazısında hangi alanda  uzman bilirkişiye ihtiyaç duyulduğunun ve bilirkişi tarafından incelenmesi gereken hususların  neler olduğunun açıklanması ve dosya suretinin yazıya eklenmesi gerekmektedir.
e- Fezlekenin Hazırlanması: Soruşturma aşamasında müştekiler, şüpheliler ile tüm  tanıkların ifadeleri alındıktan ve gerekli görülen tüm deliller toplandıktan sonra soruşturmacı  tarafından, kendisine soruşturma görevi veren amire sunulmak üzere fezleke hazırlanır.  Fezlekede, soruşturmayı açan kurum, soruşturması istenilen olay, soruşturmanın ne şekilde  başladığı, şüphelilerin isimleri (birden fazla şüpheli varsa tüm şüpheliler tek tek listelenmelidir) suçun niteliği, deliller, ifadelerin özeti, delillerin değerlendirilmesi, kanaat ve istem bölümleri  yer alır. Fezlekenin ekinde, tebliğ belgeleri, tüm ifadeler ve yazılı ya da görsel bütün deliller  yer alır. İstem bölümünde, soruşturmacı tarafından, şüpheli ya da şüphelilerin, yargılanmalarına  yer olup olmadığına (lüzum-u muhakeme ya da men-i muhakeme) ilişkin kanaat bildirilir. 
Fezlekede her bir şüpheli, olay ya da delil ayrı değerlendirilmeli, kanaat  gerekçelendirilmelidir. İstem bölümünde kanaat bildirilirken de şüphelilerin isimleri tek tek  yazılmalıdır. 
4-) Soruşturmanın Sonuçlandırılması 
Soruşturmacının, soruşturmayı tamamlayarak hazırladığı fezleke ve dosyayı ilgili  yetkili kurula gönderilmek üzere soruşturma emri veren makama sunması üzerine, soruşturma  yapmaya yetkili makam tarafından fezleke ve ekleri, karar vermeye yetkili kurula ulaştırılır.  Artık şüpheli hakkında karar verilmesi aşamasına gelinmiş olur. İlk soruşturma aşamasından
14
sonra son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar 2547 sayılı Kanun’un 53/c 2 maddesinde yer almaktadır.
∙ Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte  dekanları dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite  genel sekreteri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör  yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
∙ Öğretim elemanları, fakülte enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında  üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
∙ 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar hakkında, mahal  itibariyle yetkili il idare kurulu tarafından son soruşturmanın açılıp açılmayacağına karar verilir.
Yetkili kurullar tarafından verilen kararlar, Danıştayın görevli dairesince verilecek  kararın türüne göre itiraz üzerine veya kendiliğinden nihai olarak karara bağlanır.
Üniversite Yönetim Kurulunca oluşturulacak kurulda, görevlendirilecek asıl ve yedek  üyeler bir yıl için seçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür.
Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar üye tam sayısı ile  toplanır. Kurullara, üye olması halinde soruşturmacı, şikayetçi ve şüpheliler katılamazlar.  Noksanlar yedek üyelerle tamamlanır.
Kurullarda, her üye oyunu kabul veya ret yoluyla vermekle görevlidir. Çekimser oy  kullanılamaz. Kararlarda oy çokluğu esası uygulanır. Kararın oy çokluğu ile alınması halinde  karara katılmayan üye imzasının yanına katılmadığını belirtmeli ve ayrıca katılmama  gerekçesini yazılı olarak vermelidir.
5-)Yetkili Kurullar ile Danıştay Tarafından Verilecek Kararlar ve İtiraz
2547 sayılı Kanun’un 53/c maddesinde, yukarıda sayılan karar kurullarınca son  soruşturmanın açılması (lüzum-u muhakeme) veya son soruşturmanın açılmaması (men-i  muhakeme) kararları verileceği belirtilmiştir. 
a) Lüzum-u Muhakeme (Son Soruşturmanın Açılması) Kararı
2547 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre, şüphelinin müsnet suçu işlediğine ilişkin  inandırıcı ve yeterli delil bulunursa, şüphelinin yargılanmasını sağlayan lüzum-u muhakeme  kararı verilir.
Yetkili kurul kararlarında, şüphelinin adı, soyadı, müsnet suçu işlediği sıradaki  memuriyet unvanı ve görevi, şüpheliler hakkında cezai kovuşturmayı gerektiren suç konusu  eylemin neden ibaret olduğu ve isnat edilen suç konusu eylemlerin hangi tarihte işlendiği, her  eylem hakkında verilen kararın gerekçesi, verilen kararın oy birliği ile mi yoksa oy çokluğu ile  mi verildiği ve deliller gösterilir.
15
Lüzum-u muhakeme kararları şüpheliye ve şikayetçiye tebliğ edilir. Şüphelinin  bulunamaması durumunda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda belirtilen ilanen tebliğ yolu ile  tebligat yapılır.
Lüzum-u muhakeme kararına karşı şüphelinin 10 gün içinde itiraz hakkı bulunmaktadır.  İtiraz dilekçesi doğrudan Danıştay Başkanlığına verilebileceği gibi Danıştay’a gönderilmek  üzere soruşturmayı açan makama da verilebilir. Karara karşı itiraz edilmesi halinde, kararın  tebliğine ilişkin belge ve itiraz dilekçesi de eklenmek suretiyle fezleke, yetkili kurul kararı ve  soruşturma dosyası Danıştay’a gönderilmek üzereivedilikle Rektörlük Makamına iletilir. Yasal süre içinde itiraz edilmez veya karar üst kurulca (Danıştay) onanırsa kesinleşir ve dosya, itiraz  üzerine kesinleşmişse Danıştay Başkanlığınca, itiraz edilmeksizin kesinleşmişse Rektörlük  Makamı tarafından yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. .
İtiraz sonucu kararı inceleyen kurul, lüzum-u muhakeme kararını bozarak şüphelinin  men-i muhakemesine karar verebilir. Bu durumda ise şüpheli yargılanmaz ve bu karar kesindir. Kesinleşen kararların müşteki ve şüpheliye tebliği ile bilgi için Personel Dairesi Başkanlığına ve şüphelinin dairesi amirine gönderilmesi gerekir. 
b) Men-i Muhakeme (Son Soruşturmanın Açılmaması) Kararı 
Şüpheli hakkında suç sabit bulunmaz, kanuni unsurları teşekkül etmez, suç şüpheliye  atfedilemez ya da olay suç olmakla beraber şüphelinin suçu işlediği konusunda kamu davasının  açılmasına yetecek ölçüde kanıt elde edilemezse men-i muhakeme kararı verilir.
Men-i muhakeme kararı, şüpheli hakkında son soruşturma yapılmasını önler ve bu karar  şüpheliye ve varsa müştekiye bildirilir. Şikayetçiler bu kararlara 10 gün içinde itiraz edebilirler. İtiraz dilekçesi doğrudan Danıştay Başkanlığına verilebileceği gibi Danıştay’a gönderilmek  üzere soruşturmayı açan makama da verilebilir Karara karşı itiraz edilmesi halinde, kararın  tebliğine ilişkin belge ve itiraz dilekçesi de eklenmek suretiyle fezleke, yetkili kurul kararı ve  soruşturma dosyası Danıştay’a iletilmek üzere Rektörlük Makamına gönderilir. İtiraz edilsin  veya edilmesin, men-i muhakeme kararları incelenmek üzere kendiliğinden bir üst kurula  (Danıştay’a) gider ve yapılan inceleme sonucunda karar onanırsa men-i muhakeme kararı  kesinleşir.
Danıştay men-i muhakeme kararlarını bozup lüzum-u muhakeme kararı da verebilir.  Danıştay tasrafından verilen kararlar kesin olup bunlara karşı itiraz yoluna başvurulamaz. Kesinleşen kararların müşteki ve şüpheliye tebliği ile bilgi için Personel Dairesi Başkanlığına  ve şüphelinin dairesi amirine gönderilmesi gerekir. 
c) Kovuşturmaya Yer Olmadığına İlişkin Karar
Yetkili kurullar, sanığın ölümü, genel af ilanı, zaman aşımı, takibi şikayete bağlı  suçlarda şikayetçinin altı ay içinde dilekçe vermemesi, şikayetinden karar verilmeden önce  vazgeçmesi, fiilin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olmaması, şüphelinin görevi dolayısıyla  ya da görevini yaptığı sırada gerçekleştirilen bir eylemden kaynaklanmaması gibi durumların  birinin varlığı halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilirler. 
Bu kararlar da Danıştay’ın incelemesine tabi olup men-i muhakeme kararında belirtilen  usulle soruşturmayı açan makam tarafından Danıştay’a iletilmek üzere Rektörlük Makamına gönderilir. Danıştay’ın verdiği karar kesindir. Kararların müşteki ve şüpheliye tebliği ile bilgi  için Personel Dairesi Başkanlığına ve şüphelinin dairesi amirine gönderilmesi gerekir.
16
d) Karar Verilmesine Yer Olmadığına İlişkin Karar 
Soruşturma konusu eylem ve kişi hakkında bu soruşturmadan daha önce başlatılmış bir  soruşturma ya da verilmiş bir karar varsa “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmelidir.  Bu kararın da şüpheliye ve müştekiye tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Bu karar da Danıştay’ın incelemesine tabi olup men-i muhakeme kararında belirtilen  usulle soruşturmayı açan makam tarafından Danıştay’a gönderilir. Danıştay’ın verdiği karar  kesindir. Kesinleşen kararların müşteki ve şüpheliye tebliği ile bilgi için Personel Dairesi  Başkanlığına ve şüphelinin dairesi amirine gönderilmesi gerekir. 
e) Dosyanın Geri Çevrilmesi Kararı
Dosyayı inceleyen yetkili kurul (İl İdare Kurulu ya da Üniversite 3 Kişilik Kurulu)  tarafından, soruşturma emrinin usule uygun alınmaması, soruşturmaya başka şüphelilerin de  dahil edilmesi, şüpheli-tanık ifadelerinin hiç veya usulüne uygun alınmaması, eylemin bilirkişi  incelemesini gerektiren bir suç olması halinde bilirkişi raporu düzenlettirilmemiş olması,  soruşturmanın kanuna ve usule uyulmadan yapılması gibi durumların varlığı halinde eksiklikler  giderilmek üzere dosyanın geri çevrilmesine karar verilebilir. Bu durumda soruşturmacı  tarafından, kararda belirtilen eksiklikler giderilir ve yeniden fezleke düzenlenerek dosya, soruşturmayı açan makama teslim edilir. Soruşturmayı açan makam dosyayı yeniden yetkili  kurula gönderir.
Danıştay tarafından yapılan inceleme neticesinde ise, yukarıda belirtilen eksikliklerin  varlığı, yetkili kurulların kanun ve usule uygun olarak oluşmaması, toplanmaması ve usulsüz  karar vermesi, verilen kararda noksanlık olması, oy çokluğu ile alınan kararlarda muhalefet  görüşünün yazılmaması, kararda imzaların eksik olması, soruşturmacının karar organına üye  olarak katılması, yasanın öngördüğü biçimde yazılı bildirimlerin yapılmaması, dosyanın başka  bir kurula gönderilmesi gerekirken sehven yetkisiz ve görevsiz kurula gönderilmesi  durumlarında dosyanın geri çevrilmesi kararı verilebilir. Bu durumda kararda belirtilen  eksiklikler giderilerek yeniden karar verilir ve dosya usulüne uygun olarak Danıştay’a  gönderilir.
6-) İstisnalar
Yükseköğretim personelinin işlemiş olduğu tüm suçlar hakkındaki soruşturma 2547  sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülmez. Bazı suçlar genel hükümlere göre Cumhuriyet  Savcılıklarınca soruşturulurlar. 
İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin ülkesi ve  milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayrılığına dayanılarak  nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla  bunlara irtibatlı suçlar, öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan,  kurumların sükun, huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme bunları teşvik ve  tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde soruşturmayı savcı doğrudan yapar.
8-) 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında  Kanun’un 2547 Sayılı Kanun’a Tabi Personele Uygulanması
17
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 2653 sayılı Kanun ile değişik 53 üncü maddesi (c)  bendinde; Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları  yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanları ve bu kuruluş ve kurumlarının 657  sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini  yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar ile ilgili olarak uygulanacak ceza soruşturması  usulü düzenlenmiştir. Buna göre anılan bendin 2 sayılı alt bendinde; yukarıda belirtilen kamu  görevlileri hakkında son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar, 4 sayılı alt  bendinde; son soruşturmanın açılıp açılmamasına ilişkin kararları inceleme yetkisine sahip olan  üst kurullar sayılmış ve anılan bendin 8 sayılı alt bendinde de; "bu Kanunda yer almamış  hususlarda 4 Şubat 1329 tarihli Memurin Muhakematı Hakkında Kanun hükümlerinin  uygulanacağı" belirtilmiştir.
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un  2. maddesinde; "Bu Kanun’un Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına  göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve  diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebi ile işledikleri suçlar hakkında uygulanacağı,  görevleri ve sıfatları sebebi ile özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tabi olanlara ilişkin  kanun hükümleri ile suçun niteliği yönünden kanunlarda gösterilen soruşturma ve kovuşturma  usullerine ilişkin hükümlerin saklı olduğu", 6. maddesinde de; "Ön inceleme ile görevlendirilen  kişi ve kişiler, bakanlık müfettişleri ile kendilerini görevlendiren merciin bütün yetkilerine haiz  olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre işlem  yapabilecekleri" hükme bağlanmıştır.
Öte yandan 4483 sayılı Kanun’un 16. maddesinde; "Kanunlarda Memurin Muhakematı  Hakkında Kanunu Muvakkat'ın uygulanacağı belirtilen hallerde, 4483 sayılı Kanun  hükümlerinin uygulanacağı" belirtilmiştir.
Dolayısıyla 2547 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (c) bendinde sayılan kamu görevlileri  ile ilgili olarak yapılacak ceza soruşturmalarında; anılan bendin alt bentlerine ilişkin hükümler  uygulanacaktır. 4483 sayılı Kanun hükümlerinin bu personel açısından uygulanma imkanı  bulunmamaktadır. Sadece 2547 sayılı Kanunda yer almamış olan hususlarda 4483 sayılı Kanun  hükümleri uygulanacak, her iki Kanunda da hüküm bulunmayan hallerde Ceza Muhakemesi  Usulü Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
3- ÖĞRENCİ DİSİPLİN SORUŞTURMASI 
Yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek disiplin cezaları ile soruşturma usul  ve esasları Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.  Üniversitenin önlisans, lisans ve lisansüstü eğitim gören öğrencilerinin disiplin işleri 2547  sayılı Kanun’un 54. maddesi ve Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğine  göre yürütülür. 
Lisanüstü öğretim gören öğrencilerden araştırma görevlisi kadrosuna atanmış olanlar  öğrencilik sıfatları ile ilgili suçlarda Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği,  araştırma görevlisi sıfatları ile ilgili suçlarda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümlerine  tabidirler.
18
1.) Soruşturmanın Açılması
Disiplin soruşturması, soruşturma açmaya yetkili amir tarafından başlatılabilecek olup  bunlar Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesi ile Disiplin Yönetmeliği’nin 12. maddesinde  sayılmıştır. Disiplin amirlerinin yardımcıları ancak disiplin amirinin görevinin başında  bulunmadığı zamanlarda, vekaleten görevlendirilmişlerse soruşturma açabilirler.
Disiplin amirleri, disiplin suçu işlediği şüphesi bulunan öğrenci hakkında resen disiplin  soruşturması açar. Bölüm Başkanı, anabilim, anasanat, bilim veya sanat dalları başkanları ve  diğer birim amirleri disiplin soruşturma taleplerini en yakın disiplin amirine yaparlar.
Disiplin amiri sadece öğrencinin savunmasını almak suretiyle disiplin cezası veremez.  Disiplin suçu işlediği öğrenilen öğrenci hakkında mutlaka soruşturma açılması ve usulüne  uygun olarak ifadesi alındıktan sonra ceza verilmesi mümkündür.
2.) Soruşturma Açmaya Yetkili Amirler
Disiplin soruşturması açma yetkili amirler Yönetmelikte sayılmıştır. Bir disiplin eylemi  ile ilgili olarak birden çok disiplin soruşturması yürütülemez. Yönetmelik hükümlerine göre  disiplin amirleri aşağıda sıralanmıştır.
a) Fakülte öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı dekan, b) Enstitü öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı enstitü müdürü, c)Yüksekokul ve meslek yüksekokulu öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin  suçlarından dolayı müdür,
ç)Konservatuvar öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı  konservatuvar müdürü,
3.) Soruşturma Açma ve Ceza Verme Zamanaşımı Süreleri
Disiplin suçu niteliğindeki fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin  işlendiğinin soruşturmaya yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma  cezalarında bir ay içinde,
b) Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma ile yükseköğretim  kurumundan çıkarma cezalarında üç ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde,  disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlendiği tarihten itibaren, en geç iki yıl içinde  disiplin cezası verilmediği takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. 
Soruşturmacıların soruşturma onayının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren  makul bir süre içerisinde soruşturmayı tamamlamaları gerekmekte olup, soruşturmanın  zamanaşımı süresi içerisinde tamamlanmaması halinde soruşturmacıların hukuki ve cezai  sorumlulukları doğabilecektir. Bu nedenle soruşturmalar en kısa sürede tamamlanmalı, bu  hususta disiplin amirleri tarafından soruşturmalar düzenli olarak takip edilerek soruşturmacılara  gerekli bildirim yapılmalıdır.
19
4.) Soruşturmacı Tayini
Yönetmelik hükmü uyarıca disiplin amiri, disiplin suçu hakkında bilgi sahibi olduğunda  soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi soruşturmacı tayini sureti ile de yaptırabilir; gerekli  gördükleri takdirde başka bir yükseköğretim kurumundan soruşturmacı görevlendirilmesini de  talep edebilirler. Ancak yerleşik yargı kararlarında, soruşturmanın soruşturmacı tayin edilerek  yaptırılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
5.) Soruşturma Onayı
Disiplin soruşturması, disiplin suçu işlendiğinin şikayetle, ihbarla ya da bizzat  öğrenilmesi durumunda disiplin amiri tarafından imzalanacak soruşturma onayı ile açılır. 
Disiplin suçu teşkil eden eylemden sonra öğrencinin Üniversitemizden mezun olması,  çıkarılması, eğitimini bırakması, başka bir yükseköğretim kurumuna geçmesi vb. öğrenci  hakkında disiplin soruşturması başlatılmasına, başlatılmışsa tamamlanmasına ve gerektiğinde  disiplin cezası verilmesine engel olmaz. 
Soruşturma onayında kimin hakkında soruşturma açıldığı ismen ifade edilmeli,  bilinmiyorsa onayda soruşturmacıdan varsa sorumlu ya da sorumluların tespiti istenmeli ve  soruşturma konusu fiilin nelerden ibaret olduğu açıkça belirtilmelidir. Onayda isnat edilen  suçun Yönetmeliğin hangi maddesi kapsamında değerlendirileceğinin ifade edilmemesi  gerekir. Soruşturma onayının bir sureti bilgi için Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına gönderilir.
6.) Soruşturmanın Yapılması
Soruşturmanın amacı, şüphelinin üzerine atılı disiplin suçunu işleyip işlemediğinin,  hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve süratle ortaya çıkarılmasıdır. 
Soruşturma onayı gecikilmeksizin soruşturmacıya bildirilir. Soruşturmacı,  soruşturmayı, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde bitirir. Yükseköğretim  Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 13/1. maddesi uyarınca soruşturmanın bu süre  içerisinde bitirilememesi halinde soruşturmacı, gerekçeli olarak ek süre verilmesi talebinde  bulunacağı ve soruşturma açmaya yetkili disiplin amiri, uygun bulduğu taktirde soruşturma  süresini uzatabileceği hususu hükme bağlanmışsa da, söz konusu hüküm Danıştay Sekizinci  Dairesinin Esas No:2012/9483 , Karar No:2016/4594 sayılı kararı ile iptal edilmiş  olduğundan, ek süre verilememektir.
Soruşturmacı, soruşturma konusuyla ilgili tanık dinleyebilir, bilirkişi incelemesi, keşif  yapabilir ve her türlü delili toplar, gerekirse istinabe yoluna ( ifadesine başvurulacak kişinin  Şanlıurfa dışında olması veya askerlik, tutukluluk gibi nedenlerle ifade vermeye gelemeyecek  durumda olması halinde ifadesinin, bağlı olduğu mülki ya da idari amir ya da tutukluk halinde  cezaevi savcısı tarafından alınmasının talep edilmesi ) da müracaat edebilir.
Soruşturma kapsamında her türlü tebligat, imza karşılığı elden teslim veya öğrencinin  yükseköğretim kurumuna bildirdiği adrese yazılı olarak veya tebligata elverişli bir elektronik  adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye elektronik yolla yapılır. Bu yollarla  tebliğin mümkün olmadığı durumlarda tebliğ evrakı ilgili yükseköğretim kurumunda ilan  edilmek suretiyle tebligat tamamlanmış sayılır.
20
Yükseköğretim kurumuna kaydolurken bildirdikleri adresi değiştirdikleri halde, bu değişikliği öğrenim gördüğü okula ya da Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığına bildirmeyen, yanlış veya eksik adres vermiş olan öğrencilerin, yükseköğretim kurumunda mevcut adreslerine  tebligatın yapılmış olması halinde, kendilerine tebligat yapılmış sayılır. Tebligata elverişli  adresin tespiti için öğrencinin bağlı olduğu dekanlık ya da müdürlükten, bölüm-anabilim dalı  başkanlığından, danışmanından ve Öğrenci İşleri Daire başkanlığından bildirdiği adresler  sorulmalı ve adres tespiti eksiksiz yapılmalıdır. Diğer hususlarda 7201 sayılı Tebligat Kanunu  hükümleri uygulanır. 
Her soruşturma işlemi bir tutanakla tespit edilir. Tutanak, işlemin nerede ve ne zaman  yapıldığı, mahiyeti, kimlerin katıldığı, ifade alınmış ise soruları ve cevapları belirtecek şekilde  düzenlenir. Tutanak soruşturmacı, katip, ifade sahibi veya belge sorumluları ile keşif yapılmışsa  hazır bulunanlar tarafından imzalanır. 
İfadenin istinabe suretiyle alınması halinde istinabe talimatında, ifade sahibinin hüviyeti, adresi ve benzeri bilgiler ile sorulacak sorular ayrıntılı olarak belirtilir. İfadesi alınacak  kişi şahit ise yemin ettirilmesi ve yaptırılacak yemin şekli de yazılır. 
Yükseköğretim kurumlarının personeli, soruşturmacıların istedikleri her türlü bilgi,  dosya ve başka belgeleri hiçbir gecikmeye mahal bırakmaksızın verirler ve istenecek yardımları  yerine getirirler. İstenen bilgi, dosya ve belgeleri vermeyenler, gereği yapılmak üzere  soruşturmacı tarafından ivedilikle Rektörlüğe iletilir. 
Soruşturmacılar; zaruri gördükleri takdirde soruşturma süresince, soruşturulan  öğrencilerin yükseköğretim kurumu binalarına girmesinin yasaklanması hususunda  karar verilmesini disiplin soruşturmasını açmaya yetkili merciden isteyebilirler.  (Eklendi)
Soruşturmacı,savunmaya davet yazısınışüpheliye tebliğ ederek şüphelinin savunmasını  almalıdır. Savunmaya davet yazısında disiplin soruşturması açılan ve savunma istenen fiilin  neden ibaret bulunduğu ile belirtilen tarihte özürsüz olarak savunmasını yapmadığı ya da  özrünü zamanında bildirmediği takdirde savunmadan vazgeçmiş sayılacağı açıkça  belirtilmelidir. Savunmaya davet yazısının şüpheliye tebliğ edildiği tarih ile savunmasının  alınacağı tarih arasındaki süre yedi (7) günden az olmamalıdır. Sürelerin hesabında davet  yazısının tebliğ edildiği gün hesaba katılmaz.
Savunma yapmak üzere gelen kişi, savunmasını sözlü olarak yapabileceği gibi yazılı  olarak da sunabilir. Yazılı savunma sunulduktan sonra soruşturmacı öğrenciye ek sorular  yöneltebilir. Öğrenciye gönderilecek davetiyede; çağrıya özürsüz olduğu halde uymadığı veya  özrünü zamanında bildirmediği takdirde, savunmadan vazgeçmiş sayılacağı ve diğer delillere  dayanılmak suretiyle hakkında gerekli kararın verileceği belirtilir.
Geçerli bir özür bildiren veya mücbir sebep dolayısıyla davete uymadığı anlaşılan  öğrenciye savunmasını yapmak üzere uygun bir süre verilir. Tutuklu öğrencilere savunmalarını  yazılı olarak gönderebilecekleri bildirilir.
Savunma alınmadan ya da usulsüz savunma alınarak verilen disiplin cezaları, savunma  hakkının kısıtlanması nedeniyle, usul yönünden hukuka aykırı olacaktır. 
Şüphelinin ve varsa şikayetçinin ifadesi ya da savunması alınırken yemin  ettirilmemelidir. İfade sahibi, şayet isterse vekaletnamesi olmak şartıyla ifade sırasında yanında
21
avukat bulundurabilir. Bu taktirde ifade tutanağının avukat tarafından da imzalanması  gerekmektedir. Soruşturma gizli olup ifade sırasında, soruşturmacı ya da soruşturma  komisyonu üyeleri, katip, ifade sahibi ve varsa vekili dışında kimse bulunamaz.
Aynı olaydan dolayı Cumhuriyet Savcılığında soruşturma başlatılması ya da ceza  mahkemelerinde yargılama yapılması disiplin soruşturmasını geciktirmez. Ayrıca şüphelinin  Türk Ceza Kanunu’na göre mahkum olması veya olmaması disiplin cezasının uygulanmasını engellemez.
Soruşturma devam etmekte iken onayda belirtilen öğrenci ve fiillerden başka sorumlu ya  da fiillerin varlığının tespiti halinde, bu kişi ya da fiillerin de soruşturmaya dahil edilmesi  soruşturmayı açan makamdan istenir. Bu durumda soruşturmayı açan makam, konuyu  değerlendirerek bu fiil ya da kişilerin de soruşturmaya dahil edildiğine ilişkin ek bir onay alarak  soruşturmacıya bildirir ya da gerek görürse bu fiil ve kişiler hakkında yeni bir soruşturma  açabilir.
Soruşturmayı açan makam, soruşturmacı tarafından bildirilen kişi hakkında soruşturma  açmaya yetkili olmadığı takdirde, durumu ivedilikle yetkili makama bildirmelidir.
7.) Soruşturma Raporunun Düzenlenmesi ve Teslimi
Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca soruşturma sona erdiğinde bir soruşturma raporu  düzenlenir. Raporda soruşturma onayı, soruşturmaya başlama tarihi, soruşturulanın kimliği, suç  konuları, soruşturmanın safhaları, deliller ve alınan savunma özetlenir. Her suç maddesi ayrı  ayrı tahlil edilerek, delillere göre suçun sabit olup olmadığı tartışılır, suç sabitse uygulanacak  ceza teklif edilir, dosya kapsamındaki tüm belge asılları (özellikle çağrı yazıları ve tebellüğ  belgeleri) veya aslı yoksa suretleri bir dizi pusulasına bağlanarak rapora eklenir ve gecikmeden  (soruşturma raporu 2 nüsha, ekler tek nüsha olarak) soruşturmayı açan makama teslim edilir. Dizi pusulasının altında teslim eden ve alanın imzaları bulunur.
Soruşturma raporunda bulunması gereken hususlar:
a. Soruşturma onayı,
b. Soruşturmaya başlama tarihi,
c. Soruşturulanın kimliği, 
ç. Suç konuları,
d. Soruşturmanın safhaları,
e. Delillerin özeti,
f. İfadelerin özeti,
g. Delillerin değerlendirilmesi, (Her suç maddesi ayrı ayrı tahlil edilerek delillere göre  suçun sabit olup olmadığı tartışılır)
ğ. Sonuç 
Soruşturma raporunun sonuç kısmında; gerekçeleriyle birlikte şüphelinin üzerine atılı  fiili işleyip işlemediği, suçlu ise fiilin Yönetmeliğin hangi maddesi kapsamında suç sayıldığı  açıkça belirtilmeli ve ceza önerilmelidir.
8.) Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Amirler ve Kurullar
Yukarıda açıklandığı üzere disiplin soruşturması açma yetkisi disiplin amirlerine aittir. Bununla birlikte soruşturmayı açan amir, her durumda ceza verme yetkisine sahip değildir.  Yönetmelikte disiplin suçunun niteliğine göre disiplin cezası verme yetkisi farklı amirlere verilmiştir. Yetkiye ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan, yetki kurallarına
22
uyulmaksızın -yetkisiz bir makam tarafından- tesis edilen idari işlemler, yetki yönünden hukuka  aykırı olur. Bu itibarla disiplin amirinin ya da disiplin kurullarının yetkileri dışında kalan bir  disiplin cezası vermeleri işlemi sakatlar.
Yerleşik yargı kararları disiplin cezası verme yetkisinin bağlı yetki olduğunu kabul  etmektedir. Bu nedenle yasal düzenlemede ceza verme yetkisi tanınan amir ya da kurulun bu  yetkisini bir üst amir ya da kurula devretmesi mümkün değildir.
a) Uyarma, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar  uzaklaştırma cezaları ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek  yüksekokulu müdürünce verilir.
c) Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile  yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları, yetkili disiplin kurulunca verilir.
Fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul ve meslek yüksekokulunca yürütülen  soruşturmalarda bu birimlerin yönetim kurulları disiplin kurulu görevini yerine getirir. Soruşturma dosyasını inceleyen dekan, müdür veya disiplin kurulu, gerekli görürse noksan  saydığı belirli soruşturma işlemlerinin tamamlanmasını aynı soruşturmacıdan veya disiplin  kurulunun bir üyesinden isteyebilir.
Kurul gerek görürse soruşturmacıları dinleyebilir, soruşturmacının aynı zamanda  Disiplin Kurulu üyesi olması halinde soruşturmacısı olduğu dosyanın görüşüldüğü toplantıya  katılamaz. Yerleşik yargı kararları gereğince şikayetçiler de Disiplin Kurulu üyesi olmaları  halinde toplantıya katılarak oy kullanmamalıdır. 
Disiplin kurulları, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır, kararlar toplantıya  katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya disiplin kurulu,  soruşturma raporunda önerilen cezayı kabul edip etmemekte serbesttir; gerekçelerini göstermek  kaydıyla başka bir disiplin cezası da verebilir. Çekimser oy kullanılamaz. Oylamada Başkan  oyunu en son kullanır. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. 
9.) Disiplin Cezası Verilirken Dikkat Edilecek Hususlar
Şüphelinin eylemi birden çok disiplin suçu içinde değerlendirilebiliyorsa, birden çok  disiplin cezası değil, en ağır olan ceza ile cezalandırılması gerekir. Ancak farklı fiiller nedeniyle  tek bir soruşturma açılmışsa her fiil ayrı ayrı değerlendirilir.
Yönetmeliğin 23. maddesine göre disiplin cezası verilirken disiplin suçunu oluşturan  eylemlerin ağırlığı, soruşturulan öğrencinin daha önce bir disiplin cezası alıp almadığı,  davranış, tavır ve hareketleri, işlediği fiil ve yaptığı hareket dolayısıyla pişmanlık duyup  duymadığı dikkate alınarak bir alt ceza verilip verilmeyeceği de değerlendirilir. Ancak yerleşik  Danıştay kararlarıyla iyi hali bulunan veya daha önce displin cezası almamış şüphelilere bir  derece hafif ceza uygulanması gerektiği, koşulları oluşmasına rağmen gerekçesiz olarak bir alt  ceza verilmemesinin ceza verilme işlemini sakatlayacağı kabul edilmektedir. Bu durumdaki  öğrencilere, bir alt cezanın uygulanması ya da uygulanmayacak ise gerekçesinin kararda  açıklanması zorunludur. Bir alt ceza uygulama yetkisi asıl disiplin cezasını vermeye yetkili amir  veya kurula aittir.
23
Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir eylemin tekerrüründe bir derece ağır ceza  uygulanır. Disiplin suçunun tekerrürü halinde yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası  verilemez.
Soruşturma konusu fiilin Yönetmelikte sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren  fiil ve haller arasında yer almaması halinde, uyarma ve kınama cezası verilmesini gerektiren  eylemlere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı türden disiplin  cezaları verilir. Ancak Yükseköğretim kurumundan uzaklaştırma ve çıkarma cezasını  gerektiren disiplin suçlarında bu hüküm uygulanmaz.
Disiplin cezası vermeye yetkili amirler uyarma, kınama, yükseköğretim kurumundan  bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarına, soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren  engeç on gün içinde karar vermek zorundadırlar.
Diğer disiplin cezalarının verilmesini gerektiren hallerde ise dosya soruşturmayı açan  makam tarafından derhal disiplin kuruluna havale edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten  itibaren en geç on gün içinde karar vermek zorundadır.
10.) Kararların İlgiliye Tebliği, Uygulama ve İtiraz 
Disiplin soruşturması sonunda verilen disiplin cezası, hakkında soruşturma yapılan  öğrenciye, Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına varsa öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa  ve yükseköğretim kurumuna, Üniversiteden çıkarma cezası verildiği takdirde, ayrıca bütün  yükseköğretim kurumlarına Yükseköğretim Kuruluna, ÖSYM’ye, emniyet makamlarına ve  ilgili askerlik şubelerine bildirilir.
Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya kurul kararlarında hangi tarihten itibaren  uygulanacağı belirtilmediği takdirde, disiplin cezaları verildikleri tarihten itibaren uygulanırlar. Öğrenci hakkında bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezası verilmesi halinde uzaklaştırma  cezasının ne kadar süre ile uygulanacağı değerlendirilerek belirtilmelidir.
Disiplin cezalarına karşı itiraz süresi kararın tebliğinden itibaren onbeş gün olup itiraz  Üniversite Yönetim Kuruluna yapılır. İtiraz halinde, üniversite yönetim kurulu, itirazı onbeş gün içinde kesin olarak karara bağlar. Kurul kararı inceleyerek verilen cezayı aynen kabul veya  reddeder. Soruşturmayı açan makam, şikayetçi ve ceza veren makam, Yönetim Kurulu üyesi  olması halinde bu toplantıda oy kullanmamalıdır. Ret halinde, disiplin kurulu veya yetkili  disiplin amiri ret gerekçesini göz önünde bulundurarak itirazı karara bağlar. Disiplin cezalarına  karşı itiraz yoluna başvurulmadan da iptal davası açılabilir.